THE MUMMY — DARK UNIVERSE’E VASAT BİR BAŞLANGIÇ

Image for post
Image for post

Sinema tarihinin tozlu raflarını karıştırırsanız The Mummy filminin ilk olarak 1932 yılında çekilmiş olduğunu görürsünüz. Karl Freund‘un yönettiği o yılların korku filmlerinin aranan aktörü Boris Karloff ve Zita Johann‘ın başrolde olduğu film, döneminin fantastik korku sinemasının en bilinen örneklerinden birisidir.

Boris Karloff’lu The Mummy’nin ardından çok sayıda adaptasyon ve devam filmleri çekildi. Bu yazıda, tek tek tüm filmlere değinmeyeceğim ve yakın zamana atlayacağım. Merak edenler çekilmiş The Mummy uyarlamalarının listesine şuradan ulaşabilirler.

Tarihte ufak bir sıçrama yaparak 20. yüzyılın son günlerine, 1999 yılına zıplıyoruz. O yıl sinema salonları yeni bir The Mummy adaptasyonu ile yıkılıyordu. Indiana Jones‘un yakaladığı başarıyı kendine yol seçen, Stephen Sommers‘in yönettiği The Mummy, döneminin genç yetenekleri baby-face Brendan Fraser ve hanım kızımız Rachel Weisz‘ı başrole yerleştirmiş ve 80 milyon dolarlık bütçesine karşılık 415.9 milyon dolar gelir elde ederek, yapımcılarını sevindirmişti. Esen rüzgarı arkasına alan yapımcılar 2001 yılında The Mummy Returns ile 400 milyon dolar gelir barajını bir kez daha aşınca spin-off’ların (Scorpion King) ve devam filmlerinin (The Mummy Tomb of the Dragon Emperor) çekilmesi kaçınılmaz olmuştu. Mumya karakterinin etinden sütünden iyice yararlandıklarını anlayan Universal Pictures, 2008 yılında seriye son vermiş ve ileri bir tarihte tekrar kullanmak üzere rafa kaldırmıştı.

Dark Universe Nedir?

The Mummy’ye kısa bir ara verip, daha geniş bir çerçeveden duruma göz atalım. The Mummy’nin de içinde olduğu, Universal Pictures’ın 1920’li yıllarda başlayıp 1950’lerin sonuna kadar çektiği uzun metrajlı korku-bilimkurgu-gerilim filmlerinden tanıdığımız karakterleri ve hikayeleri vardır. Hatırlarsanız, bunlar Universal Monsters ismi altında toplanmıştı. Bir kaç tanesini hatırlayalım:

Dracula
Frankenstein
The Mummy
Invisible Man (Görünmez Adam)
Werewolf (Kurt Adam)
Phantom of the Opera (Operadaki Hayalet)
Notre-Dame’ın Kamburu

İşte, o Universal Pictures, Universal Monsters karakterlerini, hikayelerini ve maceralarını tek bir çatı altında topladı ve bir film evreni yaratmaya karar verdi. İsmini de (kulağa ilgi çekici gelen) Dark Universe olarak belirledi. Bu adım, Marvel‘ın Marvel Cinematic Universe‘ü ya da DC’nin Extended Universe‘ü gibi, içerisinde birbirinden bağımsız ama bağlantılı hikayeler barındırmayı, sinema severlerin yakından tanıdığı karakterleri tekrardan perdeye taşımayı ve sinema salonlarını fantastik canavarlı filmler ile doldurmayı hedefliyordu. Bu Karanlık Evreni’nin çıkış filminin Dracula Untold olması planlanıyordu ama daha sonra bu karardan vazgeçildi. Kısa bir süre sonra da Dark Universe’in ilk filminin The Mummy olacağı açıklandı.

Bu gelişmelerin ardından 2017 yılına geldiğimizde, Dark Universe’in ilk filmi olan The Mummy’nin gemiyi iskeleye yanaştırdığına ve yolcu almaya başladığına şahitlik ediyoruz.

Image for post
Image for post

The Mummy ve Dark Universe Üzerine

Universal Pictures, Dark Universe fikrini ortaya attığında, bu fikir sinemaseverler tarafından olumlu karşılanmıştı. Haklıydılar. Üstte ismini saydığım karakterlerin beyaz perdeye tekrar konuk olmaları, heyecan verici bir durumdu. Ammavelakin, Alex Kurtzman‘ın yönettiği, başrollerinde Tom Cruise (Bu adam hiç yaşlanmayacak mı?), Annabelle Wallis, Kinsgman‘deki dikkat çekici performansı sonrası, The Mummy’de dehşet verici bir mumya olarak karşımıza çıkan Sofia Boutella ve Russell Crowe gibi isimlerin yer aldığı 2017 yapımı The Mummy, üzülerek söylüyorum ki beklentileri karşılayamayan bir film.

Image for post
Image for post

Dark Universe’in ilk filmi olması nedeniyle, giriş ve gelişme bölümünde Dark Universe’e ilişkin referanslar verdiği ve açıklamalar yaptığı için bir hayli vakit kaybeden The Mummy, kendi kısıtlı hikayesine de zar zor tutunabilmiş. Siz seyirci olarak filmi izlerken, bir yandan bu filmin nereye gideceğini, nasıl bir sona bağlanacağını ve ne kadar derine ineceğini oturtmaya çalışıyor, beri yandan da katıksız aksiyon ve bitmek bilmez koşturmaca yüzünden ne bir karakter ile duygusal bağ kurabiliyorsunuz, ne de kendinizi filmin geçtiği evrenin içerisinde hissedebiliyorsunuz. Bu durumun doğrudan bir sonucu olarak Dark Universe’in geleceği ile ilgili kuşku duymaya başlıyorsunuz. Seyirci ile arasında sihirli bir bağ kurmayı başaramamış The Mummy. Bu nedenle, Dark Universe’in bir sonraki filminin üzerinde seyircinin dikkatini çekme, merak uyandırma gibi sorumluluklar da olacaktır. Bugün Batman v Superman‘in vasatlığının cezasını tüm DC Extended Universe çekiyorsa, The Mummy’deki başarısızlık da Dark Universe’in geleceğini etkileyecektir.

Image for post
Image for post

Yalnız her şey bitmiş değil. Yüzleri asmayın. Hala umut var. Dark Universe’in bir sonraki filmi olacağı açıklanan The Bride of Frankenstein tüm bu toz bulutunu dağıtıp, güneşli günler görmemizi sağlayabilir. Bunun için ellerinde imkan var. Bir kere, Dark Universe için anlaştıkları oyuncu kadrosu hiç fena değil. The Mummy’de karşımıza çıkan Tom Cruise ve Russell Crowe‘a ilerleyen filmlerde Javier Bardem ve Johnny Depp katılacak. Açıkçası, yukarıda yer alan fotoğraftaki kadronun başarısız olması beni bir hayli üzecektir. Bu kadar potansiyelli bir oyuncu kadrosu için, kült karakterler yaratıp, onlara ilgi çekici hikayeler yazmak, şaşırtıcı diyaloglar oluşturmak ve başarılı setler kurgulamak Universal Pictures için zor olmamalı.

The Mummy Daha İyi Olabilirdi

Odağımızı Dark Universe’ten, tekrar The Mummy’ye çevirelim. Ne görüyoruz? Koşturup duran bir Tom Cruise ve yancıları. Kimden kaçıyorlar? Sofia Bautella’dan yani nam-ı diğer The Mummy’den. Bakışları ile karşı tarafı zehirleyebilen, yılan gibi bir mumya olmuş Sofia Bautella, Allah muhafaza…

Dikkat ettiyseniz The Mummy’nin detaylı bir değerlendirmesinden çok, The Mummy ışığında Dark Universe’i anlatan bir yazı kaleme almayı seçtim. Bunda The Mummy’nin vasat bir film oluşunun payı yadsınamaz.

The Mummy’ye kötü bir film demek istemiyorum ama beklentileri boşa çıkardığı su götürmez. Herşeye rağmen, Dark Universe evrenine giden trene binmek isteyenlerin izlemesi faydalı olacaktır.

Ufuk’un Notu: 6/10

The Mummy’den memnun kalmayıp Tom Cruise’un yer aldığı iyi bir aksiyon filmi izlemek isteyenler, Edge of Tomorrow‘a gönül rahatlığı ile şans verebilirler.

Kaynak ve daha fazlası: http://duslerdengercege.com/2017/08/19/the-mummy/

Written by

İnşaat mühendisi, metin yazarı, blogger, öykü yazarı. Katar'da yaşam, sinema, edebiyat, oyun dünyası, Fenerbahçe, kurmaca öyküler ve insana dair her şey üzerine

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store